- Bir stiliniz olsun. Mesela bir kadın size hediye alacağı zaman gittiği mağazalarda kıvranıp dursun. Tarzınızı bilse de gözü onu almaya yemesin. On tane mağaza gezsin ve sonunda çareyi kitap-tıraş seti falan almakta bulsun. Pull and Bear'da gördüğü ilk tişörtü ''aman giyer işte'' diye almasın.
- Favori renginiz olsun. O rengi gıyabında görenin aklına gelmelisin. bunun tüyosunu da vereyim sana; mavi tonları erkeğin kurtarıcısıdır. Sax mavisi-çivit mavisi-havacı mavisi-ecevit mavisi-bebe mavisi vs. ellibin tane mavi tonu var. Seç işte bunlardan birisini ve gerek klasik, gerek spor bu seçtiğin renkten birkaç bir şey edin.
- Renk dedim ya; renklerle ilgili bir fikrin olsun. Siklamen nedir, yavruağzı nedir, lila hangi rengin açığıdır, inci grisi ile duman grisi arasındaki farkı bil. İlk buluştuğun bir kızın üzerindeki mercan rengi blüze ithafen ''sana kırmızı çok yakışıyor'' deme. Şunu unutma ki kadınlarla renk konuşman, onlarla astroloji felsefe konuşmandan daha çok etkilidir. Öğrenmesi çok kolay, Facebook'ta gönderi beğenmeye harcadığın zamanın birazını DYO, ÇBS gibi boya firması sitelerine harca ve oradaki kartelalara bak, renkleri öğren.
- Kareli gömleğin içine baskılı tişört giyip önünü açma!
- Sıcak renklerden korkma. 13 yaşından beri bi saplandın siyaha antrasite hala öyle gidiyorsun. Gittiğin mağazalarda gördüğün her siyah şeye atlama. Hayatımda siyah-füme pantolon giymedim ama her gittiğim siparişte binlerce bu renkten veriyorum sizin yüzünüzden. E diyorsun ki ''tarzım böyle'' e bi tarzın yok ki ben de o yüzden bunu yazıyorum kardeşim. Gri ile pembenin, açık mavi bir jean ile leylak renginin muhteşem uyumuna bırak kendini. Sonra içinizde uktesi kalıp da 50'nizden sonra Hıncal Uluç gibi takılmayın. Fıstık yeşili de güzeldir mesela, hele ki açık tenliysen...
- Uyumlu giyinmeye dikkat et. Ne neyin üstüne olur, hangi renk hangi renk ile uyumlu olur bir fikrin olsun. Hatta kendine yakıştığını düşündüğün alternatif kombinler yarat. Mesela mor ile hakiyi bir dene. Siyah siyah siyah nereye kadar?
- Camel rengi bir chino pantolon kurtarıcıdır. her şeyle olur, yine de gidip üstüne saçma bir tişört giyme tabi. Mesela mavi gömlekle ve hatta basic bir jean gömlekle dene.
- Sokaklarda fitness hocası gibi gri kapuşonlu sweat ile gezme. Hele ki o yabancı antrenör gocuğu ile hiç gezme! Zaten önü kapalı/fermuarsız sweat giyene hiç anlam veremiyorum.
- Son zamanlarda bir de yelek modası başladı sizde. etek altı sivri deri yelek giymediğiniz sürece eyvallah diyorum ama yelek denen şey sadece gömleğin üzerine giyilir benim güzel kardeşim. Kazağın tişörtün üstüne giyilmez o. Kapuşonlu sweatın üzerine anorak yelek giyenleri ise allah'a havale ediyorum. (takım elbisenin içine giyilen yelekten bahsetmiyorum burada. o pek bi şık olur.)
- Deri ceket şu yeryüzünde sadece behzat ç'ye yakışıyor. Siz kasmayın! Ceket dedim bak dikkat ettiysen, mont değil. deri mont fit adamda güzel durur. Benim gibi göbekli bi herifsen uzaktan gören taksici zanneder seni. Haa deri mont giyen fit arkadaşlar; kumaş pantolonun üstüne giymeyin onu.
- Aynı şeyi iki gün üst üste giymeyin!
- Kareli gömleğin içine baskılı tişört giyip önünü açmayın!
- Sade ama kaliteli şeyler edinmeye bakın ve sade iddiasız şeyleri aksesuarlarla tamamlayın. Hani güzel ince bir fular olabilir. abartıp sinan engin'in 200 kiloluk atkısı gibi şeyler takmayın. Bir de çıkarın o deri bilekliği artık.
- Bütçesel bir durum bu ama gardrobunuzun olmazsa olmazlarına para harcarken gözünüz arkada kalmasın. Lacivert blazer bir cekete, beyaz düz ve mavi gömleklere, siyah kumaş bir pantolona mesela... Bunlar sizin her zaman elinizin altında bulunması gereken şeyler, en kalitelisinden olmasına gayret edin. Gidip gidip yeniden alma yani bunları. Bir tane olsun, sağlam olsun. Kalite üzerinde kendini belli eder merka etmeyin.
- Hava iki derece yükselse, hemen adanmış gibi kapri/bermuda giymeye başlıyorsunuz! Giymeyin demiyorum bak; tatilde veya evde laflarken giyin tabi. Ama sevgiliniz buluşurken/ortama girerken değil!
- Şu ''Tekirdağ: nüfus 350.000 rakım: buzsuz olsun'' veya sırtında ''ne bakıyon salak'' yazan espri tişörtleri var ya; işte onu sadece yatarken giyin ve sorgulayın kendinizi: ''ben beğenmediğim bir filme verdiğim 7 lira için bütün sosyal medya mecralarında paragraf paragraf ağladım ama şu an üstümdeki garabete hangi kafa ile 30 lira verdim'' diye.
- Eğer türkü barda solist değilseniz gömleği gırtlağına kadar iliklemeyin. Hani iman tahtası denen yerimiz var ya; işte onun üstüne tekabül eden düğme de açık olsun. Ve gömleğin kollarını da dibine kadar iliklemeyin, eğreti durur. İki kat ve hatta dirseğin altına kadar kıvırın ki bir tarzınız olsun.
Kaynak
